DİLEK TAHTASI



BİR DİLEK TUT YA DA TUTMA...  BİR SORU SOR YA DA SORMA... 

YİNE DEEE; (SAĞDAN-SOLA, YUKARIDAN AŞAĞIYA) BAK BAKALIM DİLEK TAHTASI SENİN İÇİN NE DİYOR!

HAYDİ TIKLA...

23 Ocak 2012 Pazartesi

Acı Geride Kalanlar İçin midir?



Medyadan bildiğiniz, Amerika’da yaşayan kalp cerrahımız Mehmet Öz'ün TV programında, konuk edilen Amerikalı bir kadın cerrahın gerçek hikâyesini paylaşmak istiyorum. 
Dramatik olsa da kadıncağızın yaşadığı travmadan sonraki hayata yaklaşımının pozitif olması beni cezbettiğinden hikâyesini dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım: Kadın, kendi ifadesiyle hayat dolu 20 yirmili yaşlardaki harika oğlunu bir kazada kaybetmiş. Doğal olarak, bu olay eşinin ve kendisinin hayatlarında büyük bir travmaya neden olmuş. Daha sonra kendi de bir kaza geçirip bir süre komada kalmış. Bu koma sırasında görsel olarak insanlar görmüş. Geri dönmek istememesine rağmen ona görevleri olduğunu ve hayata dönmesi gerektiğini söylemişler. 
Komadan çıktığında görevlerini de net bir şekilde hatırlıyormuş. Bu 3 görevini şöyle ifade ediyordu; mesleğine devam edip hastalarına şifa vermek, ölümün vefat eden için acı veren bir şey olmadığını hatırlamak, bu bilinçle eşine yardımcı olmak ve de bu deneyimini insanlarla paylaşmak. Kendini daha önce teknik olarak hastaları iyileştiren kişi olarak tanımlarken başından geçen bu olaydan sonra şifacı olarak gördüğünü de ilave etti.
Dileğim kimsenin zamansız bir ölümle karşılaşmaması. Ancak, ne yazık ki ölüm de hayatın içinde yer almakta. Kaybettiklerimizin acı çekmediklerini düşünmek acımızı hafifletebilir mi acaba? Acı, geride kalanlar için midir? Çekilen bu acıyı olumlu bir şeye dönüştürmek mümkün müdür? 
 Bu hikâyede olduğu gibi komadayken görülen ışığın ve konuşulan kişilerin nasıl açıklanacağını bilemiyorum.  Ancak açıklaması her ne olursa olsun, bu  kadının gösterebildiği pozitif yaklaşımın, kendinin ve başkalarının hayatını aydınlatması gibi, hayatınızı iyilikte ve iyi sürdürmeniz dileğiyle…
 Sevgiler
 Tedbir Abla

Hiç yorum yok:

hoş geldiniz:)

Katkıda bulunanlar