DİLEK TAHTASI



BİR DİLEK TUT YA DA TUTMA...  BİR SORU SOR YA DA SORMA... 

YİNE DEEE; (SAĞDAN-SOLA, YUKARIDAN AŞAĞIYA) BAK BAKALIM DİLEK TAHTASI SENİN İÇİN NE DİYOR!

HAYDİ TIKLA...

14 Temmuz 2011 Perşembe

BURNUMUZUN UCUNDAKİ MUCİZELER


Yazan: Duruhan ECE

İnsan darda oldukça, sınırlarını aşan ve zorlayan konularda destek ve yardım talebi maddi dünyadan, manevi dünyaya doğru kayma gösteriyor.

Bu bakımdan genellikle bir sorun ortaya çıktığında, önce kendi imkânlarımızı kullanmaya çalışırız, yetersiz kalan noktalarda da çevremize yöneliriz. Ailemiz, çalışma arkadaşlarımız, bankalar, kredi kuruluşları, doktorlar, hastaneler dairesel bir şekilde yakından uzağa doğru konumlanır çevremizde, biz arayışımızı sürdürürken.

Ciddiyet ve ağırlığına bağlı olarak mesele devam ederken hem kendimiz hem de çevremiz yetersiz kalmaya başladığında, bizde de görüş, sükûnet ve dayanıklılık kaybı oluşmaya başlar.

Bu anlarda inancımıza bağlı olarak işimizin bizden daha büyük ve görünmez bir güce kaldığını tüm benliğimizle duyumsar, artık sadece ondan medet ummaya başlarız. Çok uzun zamandır arayıp sormadığımız bir dostumuzla tekrar bağlantıya geçmeye çalışıyor gibiyizdir biraz da.

Demek istediğim şu; ne kadar sıkıntıda isek o kadar olağanüstü çözümler, hatta "mucizeler" bekleriz.

Gökten para yağması, ilâhi bir ilhamın tüm sınav sorularını cevaplandırması vs.

Bir an durun ve düşünün: Şu an, şu dakika siz ne isterdiniz? Sizin için şu an mucize olan nedir?

Mucizeler konusunda uzman falan değilim, ancak kendi hayatımda hatırı sayılır derecede mucizeye şahit olduğumu düşünüyorum. Bu zaman zarfında şunu öğrendim, İlâhi düzenin kendine göre işleyen bir mekanizması var, bu mekanizma herkes için ayrı şekilde işliyor ve hiçbir şeyi de esirgemiyor.

Mucize beklediğim, dilediğim çoğu anda kendimi derin bir sessizlik ve ıpıssız bulduğum çok oluyor. Önceleri bu durum beni büyük bir umutsuzluğa kaptırıyordu. Sonra fark ettim ki, mucizeler gerçekten de var ve gerçekleşiyor.

Ama bizler inancımız, anlayışımız ve öğrendiklerimiz gereği, hep olağanüstü büyük şeyler beklediğimizden, burnumuzun ucunda gerçekleşenlerin farkında bile değiliz. Örneklemek gerekirse, gölde boğulmak üzereyken suda yürüyerek kurtulmayı bekliyor ama bizi almaya gelen sandalı görmüyoruz.

Size tavsiyem şu: Hemen şimdi siz de kendi mucizenizi düşünün. Nasıl gerçekleşeceğini falan boşverin, tüm önyargı ve beklentilerinizi bir yana bırakın, sadece mucizenize odaklanın. 

Gerisini İlâhi olana bırakın ve sadece teşekkür edin.

Hiç yorum yok:

hoş geldiniz:)

Katkıda bulunanlar